18/7/2006 - ∂ ß υ k P Я э ŋ ى э

“ALL THE WORDL IS A STAGE" demiştir WILLIAM SHAKESPARE.. “dünya bir sahnedir.” nitekim hepimiz hayatımızda bize verilen rolleri oynamakla yükümlüyüzdür... çocukluk dönemimiz provadır, yetişkinlikte sahne alır yaşlılığımızda suflör görevimizi yerine getiririz layığıyla...
Yaş 7. benim hatırlayamadığım ve annemin bana anlattığı… bayılma numarası yapıyor, gülmüyor sessiz kalıyorum, annemi korkutuyor ve o telaşlandığı halde hiç istifimi bozmuyor gülmüyorum, çünkü gülmediğim sürece oyunumu iyi oynuyorum…J işte bu zamanlardan kalan bir heves tiyatro benim için… benim gibi birkaç sevdalı daha buluyorum, tenefüslerde oyun oynuyoruz, sonra serbest derslerde öğretmenimizden izin alıyor çıkıyor oynuyoruz… oyunlara gidiyorum, ben olsaydım daha iyi yapardım diyorum J haddime mi , değil… sonra, orta okulda Türkçe öğretmenim kırıyor şevkimi, “tiyatro oyunculuğu, çok zor “ diyor… meslek edinmekten vazgeçiyorum… lisede de devam ediyor, küçük skeçler yapıyoruz, önemli mi ki konservatuar okuyamayacak olmak, istediğimi yapıyorum işte, küçücük bir yer bile olsa, sahne yapıyorum onu kendime. Çook uzaklaştığım bir dönemde, annem söylüyor “baygem de tiyatro bölümü var, değerlendirebilirsin.” Saçma anlamsız diye nitelendirdiğim bir çarpıntı başladı, heyecanlandığımda hissediyorum bunu… ve hemen ön kayıt oluyorum, derken hocalarla tanışıyoruz… dersler başlıyor, bir sürü zorluğu olduğundan söz ediyor Engin hocam bize. Serhat hocam ın dersleinrden eve döndüğümüzde kollarımız bacaklarımız ağrıyor J, ve bu işe gönül verenler devam ediyor sene sonuna kadar, lafla sevenler;, çoktan gitmişler...
Can Doğan bir sohbette şöyle diyor bana, “ingilizcede "if i were you"”senin yerinde olsaydım” diye nitelendirdiğin olayın yansıtılmasıdır tiyatro.” Ve ihtirasların,tutkuların rafineri merkezidir.ruhu çıkmazlara sokup yeniden oluşturandır.iyi ki var olandır
(sahnenin tozunu yuttuğunuzda onu bırakmak için çok geçtir artık E.Kut)
Hele oyun öncesi kulis, öyle bir tutku ki, beklersiniz,o an yaklaştıkça heyecan artar, ağzınız kurur, replikler karışır,karnınızda bir ağrı duymaya başlarsınız ve diliniz tutulacak sanırsınız..sonra çıkarsınız sahneye, işte o ilk bir kaç saniye anlatılmazdır. durur herşey,tarif edilemezi yaşarsınız..ve sonra akar gider bütün oyun..işte o ilk birkaç saniyeyi yaşayabildiğim için çok şanslı sayıyorum kendimi..ve bu yüzden hiç bırakamıyorum tiyatroyu… insan eğer isterse bir imkan yaratıyor kendine tıpkı ben ve arkadaşlarımın Baygem fırsatını değerlendirmesi gibi, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum….
. ARZU ABLAM'A da teşekkür etmem gerekiyor;
beni her konuda, desteklediği için, ve arkamda onu hissettiğim için,
Kemal abime, Feyza ablama, çok teşekkür etmem gerekiyor her zaman benle (mesafeler bedenlere, gönüller birlikte) oldukları için bana inandıkları için, benim dertlerimi sıkılmadan dinledikleri ve benle çözüm ürettikleri içini.VE tabiki aileme(!)"bendeki aile kavramı geniştir, sadece ebeveynden oluşmaz", çok yakın çevreme, sevgilerini gösterdikleri için.....ve ruhumun sahibine, ve gölgesi yüzümdeki gülümseme olan kişiye.....
AMA ASIL, KÖSTEK OLANLARA EN BÜYÜK TEŞEKKÜRLERİM.....
BelMa Gürler
|